“Seninle dedikodu yapan, senin de dedikodunu yapar.”

--Bu İrlanda atasözünü yaban sözü diye yabana atmamalı, kulağa küpe yapmalı.

Kullanıcı 
Şifre
 

V. Esmâ-i hüsnâ ahlâkı
–Metin Karabaşoğlu

[*4.492 yazı içinden]

‘Ekim’ ayında ‘bahar’ müjdeleri…

Ekim ayı, adı üstünde, bir bahar müjdesini taşır beraberinde. Bizi son ve sararmaya başlayan yaprakları düşünürsek ‘som’ baharla tanıştırırken, ilkbaharda olabildiğine boy verecek ekinlerin ekilmeye başlandığı ay olarak bir kez daha baharı çağrıştırır. Kırlarda ve baharlarda boy verecek nice ot ve nice çiçek de, Ekim yağmurlarıyla birlikte, bu ayda tohumunu veya soğanını çatlatıp filiz verir. Ekim, kısacası, ilkiyle ve sonuyla, baharı bize hatır...
 

Hepsi bir değil!

Hayatımda bana en itici gelen davranış kalıplarından biri, herhangi bir olay veya olguyla ilgili olarak kendi pozisyonu üzerinden vaziyet alışlardır. Böyleleri, doğru-yanlış denklemi ile değil, lehime mi-aleyhime mi sorusu üzerinden olaylara yaklaşır; bu sebeple de, benzer iki olay karşısında iki zıt tutumu beraberce savunabilir. Meselâ, kendisiyle aynı yerde hizalanmış birilerinin yaptığı kollektif bir yanlışı ‘münferid’ bir hadiseye indirger, a...
 

Barla'da tatil yapmakHüseyin Eren27.09.2021, P.tesi

“An”ı doldurmak, nefesleri “Hakla” buluşturmak meselesi meselelerin büyüğü. Bu büyük görülürse büyük zannedilen nice meselenin küçücük olduğu görülür, kendiliğinden çözüldüğü fark edilir. Zihin akışında, kalp seylinde, hakikati içte sabit kılmak, dışa taşımak; haftada bir kaç defa sohbete gitmek, günde bir kaç sayfa okumakla mümkün olur mu? Bir gruba dahil olmak, bir mürşide, hocaya intisap etmek kurtuluş...

Seni Yarattımİsmail Örgen28.09.2021, Salı

ÇELİMSİZ, küçük bir kız çocuğu sokağın köşesine oturmuş; yiyecek, para, ya da işe yarar herhangi birşey için dileniyordu. Üzerindeki yırtık pırtık giysiler, giysiden çok paçavraya benziyordu.. Yüzü gözü ise kir içindeydi. Bu küçük kız çocuğu gerçekten perişan bir hâldeydi. Kız dilenirken, sokaktan genç, sağlıklı, zengin görünümlü bir adam geçti. Kızı farketmişti. Ama, belli etmemek için, dönüp bir daha bak...
 

Hiç hata yapmayanların ülkesiMetin Karabaşoğlu17.08.2021, Salı

Kendisini kusursuz bir ben olarak inşa ettiği derecede takdire şayan olacağını zanneder kimileri. Ama benim gözümde en ziyade takdire değer kişiler, hatadan öğrenenlerdir. Bakışı, görüşü, bilgisi ve düşünüşü kısıtlı bir varlıktır insan; ne bilgisiyle, ne gücüyle herşeyi kavrayıp kuşatabilir; o yüzden hata yapmaya müsait ve yanılmaya açıktır. Hatadır insanî olan; kusursuzluk değil. İnsan hatasız bir varlık d...
 

İhtida Öyküleri- 1: Yollarda

İslam’ı seçen mühtedilere dair yazı ve çalışmalarda yer alan isimler genelde şöhret olmuş isimlerdir. Ve İslam’a geliş öyküleri daha ziyade bir başkası tarafından, yani ikinci elden anlatılır. Bu kitabı farklı kılan en önemli unsur ise, birinci elden öyküler içeriyor olması, diğer taraftan şöhretlere dair ‘sansasyonel’ ihtida öykülerinden uzak durmasıdır. Bu kitap, onun yerine, dünyanın dört bir tarafından birçok ins...
 


İlim terazisini “şefkatle anlama çabası” ile buluşturmak Mustafa H. Kurt  15.09, Çar.

AYRIŞAN PEK ÇOK özelliği yanında modern zamanları geçmişle benzer kılan yönlerden birisi de “eski hataların tekrarıdır” belki de. Hem de aynı hataların daha o devirlerde teşhis ve tedavi edilmelerine rağmendir bu tekrar. Tıpkı yersiz, yetersiz, zayıf muhakemeli ve kimi zamansa tamamen hakikatsiz argümanlarla tekfirde bulunma vebali gibi… Aslında kendi görüşünü tek doğru bilerek gaflette hatta d...

son hafta | son 15 gün | son 1 ay 



© 2000-2021 Karakalem Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: (0212) 511 7141  GSM: (0543) 904 6015
E-mail: karakalem@karakalem.net
Program & tasarım: Orhan Aykut